Hellenistik Dönem’in entelektüel ufkunu bir şiirle kavramak mümkün müdür? Bu soru, MÖ II. yüzyılın Bithynia sarayında iambik trimeterin ritmiyle yanıt bulur. Geleneksel olarak Khioslu Skymnos’a atfedilen bu periegesis, antik dünyanın bilgi coğrafyasını yeniden keşfetmeye çağırır: Cebelitarık’tan Kolkhis’e uzanan güzergâhta kentler, halklar ve mitoslar aynı anlatı düzleminde buluşurken, Ephoros’tan Eratosthenes’e uzanan kadim bir kütüphanenin zihinsel kapıları aralanır.
Türkçeye ilk kez eksiksiz biçimde kazandırılan bu eser, salt bir çeviri değil; farklı edisyonların titizlikle karşılaştırıldığı, antik tanıklıklarla modern literatürün harmanlandığı kapsamlı bir filolojik incelemedir. Akdeniz ve Karadeniz tarihsel coğrafyasının araştırmacıları için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı, eskiçağ meraklıları için ise kadim bir seyyahın rehberliğinde çıkılacak soluk kesici bir yolculuktur.
Murat Arslan
Hellenistik Dönem’in entelektüel ufkunu bir şiirle kavramak mümkün müdür? Bu soru, MÖ II. yüzyılın Bithynia sarayında iambik trimeterin ritmiyle yanıt bulur. Geleneksel olarak Khioslu Skymnos’a atfedilen bu periegesis, antik dünyanın bilgi coğrafyasını yeniden keşfetmeye çağırır: Cebelitarık’tan Kolkhis’e uzanan güzergâhta kentler, halklar ve mitoslar aynı anlatı düzleminde buluşurken, Ephoros’tan Eratosthenes’e uzanan kadim bir kütüphanenin zihinsel kapıları aralanır.
Türkçeye ilk kez eksiksiz biçimde kazandırılan bu eser, salt bir çeviri değil; farklı edisyonların titizlikle karşılaştırıldığı, antik tanıklıklarla modern literatürün harmanlandığı kapsamlı bir filolojik incelemedir. Akdeniz ve Karadeniz tarihsel coğrafyasının araştırmacıları için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı, eskiçağ meraklıları için ise kadim bir seyyahın rehberliğinde çıkılacak soluk kesici bir yolculuktur.
Murat Arslan