Oğuz Kağan / Diriliş ve Turan Okumaya devam et

Oğuz Kağan / Diriliş ve Turan

Yazar Lokman Aydoğan’nın Türk destanlarını, tarihsel bilgilerle birlikte kurgulayarak anlattığı seri romanı Oğuz Kağan’ın ilk kitabı Diriliş’tir. Burada Oğuz adlı beyin Kağan olma süreci anlatılmaktadır. “Düşümde ulu bir otağ gördüm. Taştan yapılmış bu otağ, yükseldikçe daralıyordu. O kadar yüksekti ki Gök Tanrı’nın tahtı bu otağ sanırdın. Bir ip beni boynumdan içeri çeker gibiydi. Girmek istemesem de ayaklarıma söz geçiremiyordum. Otağın içinde ilerlerken sağımda, solumda odalar ve odaların içerisinde taş masalarda yatan ölüler gördüm.En son odaya…

Okumaya devam et
Kelile ve Dimne Okumaya devam et

Güzel Çocuklara Güzel Hikayeler – Kelile ve Dimne

“Avcı ödülünü aldı ve mutluluklar içinde evine döndü. Yolda kendi kendine şöyle diyordu : ‘Öğrenmenin mutlaka bir gün insana yararı olacaktır diye doğru söylemişler. Bu velev ki bir harf ya da kelime bile olsa.’” “Kelîle ve Dimne” ; M.Ö. 1. yy civarında yaşadığı düşünülen Hint filozofu Beydebâ (Âlimlerin Başı) tarafından kaleme alınmış, siyasetten erdeme kadar birçok konuyu barındıran hikayelerin yer aldığı fabl tarzı bir kitap. Kitabın asıl dili Hintçe yazılmış olup orijinal adı ‘Panchatatra’ (beş…

Okumaya devam et
Bana Hikaye Anlatma Okumaya devam et

Bana Hikaye Anlat-ma

Recep Seyhan, Marmara Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı mezunudur. 1979’dan itibaren değişik edebiyat dergilerinde hikaye, öykü ve edebî yazıları yayımlanmıştır. “Güneşin Doğduğu Yerde” adlı öykü kitabı 2013 ESKADER hikâye ödülünü kazanmıştır. Seyhan, eserinde edebî metinleri ontolojik ve psikanalitik açıdan analiz etmiştir. Dil analizini de postmodern teknik açısından ele almıştır. Yazar edebî metinleri –özelde hikaye ve öyküler- Heidegger’in “Desain” , Lacan’ın “bilinçdışı” , Jung’un “evrensel bilinçdışı ve arketip”, Husserl’ın “fenomolojisi”, Heisenberg’in “belirsizlik kuramı”, Cooley’nin “ayna kuramı”…

Okumaya devam et
Yakari Okumaya devam et

Yakari, Hepimizin Çizgi Roman Kahramanı Olacak

Yakari serisine başlamadan önce sadece çizimlerine bakarak keyifle okuyacağım bir çizgi roman olduğunu anlamıştım. Galiba dijital döneme denk gelmeyen çocukluğumun etkisiyle eski tip çizimler daha çok keyif veriyor bana. Japon animelerine bakarken yoruluyorum; ama Tom ve Jerry’i saatlerce izleyebiliyorum mesela. Anlayacağınız daha kapaktan olumlu bir önyargı geliştirdiğim seri, elime aldığım gün bitirdiğime bakılırsa, beni yanıltmadı. Yakari, okuma yazma öğrenmiş her çocuğun okuyabileceği ve üst sınırı olmayan bir karakter bence. Birinci çizgi romanı okur okumaz, ikinciyi…

Okumaya devam et