Bilimlerdeki Hata ve Zorlukların Başlıca Nedenlerinin
Yanı Sıra Septisizmin, Ateizmin ve Dinsizliğin Temellerinin Soruşturulduğu Bir İnceleme
«...bugüne kadar filozofları oyalamış ve bilgiye giden yolu tıkamış olan o zorlukların hepsinin olmasa bile çok büyük bir kısmının tamamen kendimizden kaynaklandığını düşünmeye meyilliyim. Yani, önce kendi kendimize bir toz bulutu kaldırıp, sonra da göremiyoruz diye şikâyet ediyoruz. Dolayısıyla amacım, felsefe ekollerinin içine bunca şüphe, belirsizlik, saçmalık ve çelişkiyi sokan ilkelerin neler olduğunu ortaya çıkarmaya çalışmaktır; öyle ki en bilge insanlar bile cehaletimizin devasız olduğuna inanmış ve bu durumu zihinsel yetilerimizin doğal donukluğu ile sınırlarına bağlamışlardır. İnsan bilgisinin ilk ilkeleri üzerine dikkatli bir inceleme yapmak, onları her yönüyle didik didik ederek incelemek, katlanacağımız zahmete kesinlikle değecek bir çabadır; bilhassa da, zihni hakikat arayışında durduran ve çıkmaza sokan o engeller ile zorlukların, objelerin karanlığından ve karmaşıklığından veyahut anlama yetisinin doğal kusurlarından ziyade, üzerinde ısrarla durulan ve pekâlâ kaçınılabilecek yanlış ilkelerden kaynaklandığına dair haklı şüphelerimiz varken».
Berkeley bu eserinde, maddi töz eleştirisinden ve Locke’un soyut idealar faraziyesine itirazından hareketle kendi ontolojisini, dil felsefesini, bilgi felsefesini ve teolojik görüşlerini bir arada sunmaktadır.
Bilimlerdeki Hata ve Zorlukların Başlıca Nedenlerinin
Yanı Sıra Septisizmin, Ateizmin ve Dinsizliğin Temellerinin Soruşturulduğu Bir İnceleme
«...bugüne kadar filozofları oyalamış ve bilgiye giden yolu tıkamış olan o zorlukların hepsinin olmasa bile çok büyük bir kısmının tamamen kendimizden kaynaklandığını düşünmeye meyilliyim. Yani, önce kendi kendimize bir toz bulutu kaldırıp, sonra da göremiyoruz diye şikâyet ediyoruz. Dolayısıyla amacım, felsefe ekollerinin içine bunca şüphe, belirsizlik, saçmalık ve çelişkiyi sokan ilkelerin neler olduğunu ortaya çıkarmaya çalışmaktır; öyle ki en bilge insanlar bile cehaletimizin devasız olduğuna inanmış ve bu durumu zihinsel yetilerimizin doğal donukluğu ile sınırlarına bağlamışlardır. İnsan bilgisinin ilk ilkeleri üzerine dikkatli bir inceleme yapmak, onları her yönüyle didik didik ederek incelemek, katlanacağımız zahmete kesinlikle değecek bir çabadır; bilhassa da, zihni hakikat arayışında durduran ve çıkmaza sokan o engeller ile zorlukların, objelerin karanlığından ve karmaşıklığından veyahut anlama yetisinin doğal kusurlarından ziyade, üzerinde ısrarla durulan ve pekâlâ kaçınılabilecek yanlış ilkelerden kaynaklandığına dair haklı şüphelerimiz varken».
Berkeley bu eserinde, maddi töz eleştirisinden ve Locke’un soyut idealar faraziyesine itirazından hareketle kendi ontolojisini, dil felsefesini, bilgi felsefesini ve teolojik görüşlerini bir arada sunmaktadır.