XVIII. Asırda İstanbul

Stok Kodu:
9786255541758
Boyut:
13,5x21
Sayfa Sayısı:
190
Basım Tarihi:
Eylül 2026
Kapak Türü:
American Cilt, Karton Kapak
Kağıt Türü:
Kitap Kağıdı
270,00TL
9786255541758
363281
XVIII. Asırda İstanbul
XVIII. Asırda İstanbul
270

İstanbul tarihine ait muhtelif dillerde yazılmış pek çok eser varsa da bunların içinde hususiyle Osmanlı devrini canlandırmak bakımından yerli müelliflerin eserlerinin ilk plana geldiği muhakkaktır. Yabancı müelliflerin XV. asırdan itibaren İstanbul tarihine, topografyasına, sosyal durumuna ve sanat eserlerine dair yaptıkları incelemeler her ne kadar takdire şayan ilmî araştırmaların mahsulü ise de çoğu daha ziyade şehrin eski devirlerini canlandırmak kaygısı ile yazılmış olduğundan noksan ve gerçekten uzak bakışlarla kaleme alınmış eserlerdir. Bu mahzurları gidermek ve tarihteki boşlukları doldurmak işi şüphesiz, resmî kaynaklar ve zamanında yetişmiş ve aynı muhitte yaşamış güvenilir yazarların bırakmış oldukları eserleriyle mümkün olabilir.

     Bu hususta, Osmanlı arşivlerinde mahfuz resmî vesikaların sağladığı malzemeden ve Türkçe eserlerden maada, yerli Ermeni müelliflerin kendi dillerinde kaleme almış oldukları yazma ve matbu eserler, yukarıda işaret ettiğimiz gibi, yazıldıkları zamanlara ait şahadetleriyle ayrıca ehemmiyetli kaynaklardır. Bu bakımdan Eremya Çelebi Kömürcüyan’ın, kendi zamanındaki (XVII. asır) İstanbul’u bütün güzelliği ve halkın yaşayışı ile canlandıran eserinden sonra, bu defa da diğer bir Ermeni müellifin, aslen İstanbullu olan Ğugas İncicyan’ın XVIII. asırdaki İstanbul’u tasvir eden eserini sunmakla derin bir haz duymaktayım.

H.D. ANDREASYAN

İstanbul tarihine ait muhtelif dillerde yazılmış pek çok eser varsa da bunların içinde hususiyle Osmanlı devrini canlandırmak bakımından yerli müelliflerin eserlerinin ilk plana geldiği muhakkaktır. Yabancı müelliflerin XV. asırdan itibaren İstanbul tarihine, topografyasına, sosyal durumuna ve sanat eserlerine dair yaptıkları incelemeler her ne kadar takdire şayan ilmî araştırmaların mahsulü ise de çoğu daha ziyade şehrin eski devirlerini canlandırmak kaygısı ile yazılmış olduğundan noksan ve gerçekten uzak bakışlarla kaleme alınmış eserlerdir. Bu mahzurları gidermek ve tarihteki boşlukları doldurmak işi şüphesiz, resmî kaynaklar ve zamanında yetişmiş ve aynı muhitte yaşamış güvenilir yazarların bırakmış oldukları eserleriyle mümkün olabilir.

     Bu hususta, Osmanlı arşivlerinde mahfuz resmî vesikaların sağladığı malzemeden ve Türkçe eserlerden maada, yerli Ermeni müelliflerin kendi dillerinde kaleme almış oldukları yazma ve matbu eserler, yukarıda işaret ettiğimiz gibi, yazıldıkları zamanlara ait şahadetleriyle ayrıca ehemmiyetli kaynaklardır. Bu bakımdan Eremya Çelebi Kömürcüyan’ın, kendi zamanındaki (XVII. asır) İstanbul’u bütün güzelliği ve halkın yaşayışı ile canlandıran eserinden sonra, bu defa da diğer bir Ermeni müellifin, aslen İstanbullu olan Ğugas İncicyan’ın XVIII. asırdaki İstanbul’u tasvir eden eserini sunmakla derin bir haz duymaktayım.

H.D. ANDREASYAN

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat